Gez Gör Keşfet

İstanbul’da turist olalım: Bomonti

Yaşadığımız şehirde bir günlüğüne  turist olmaya ne dersiniz? Üstelik çok uzağa da gitmeye gerek yok, şehrin göbeğinde bulunan Bomonti, keşfedebileceğimiz sokaklarıyla haftasonunda bir seçenek olabilir.

Şehrin en büyük oteli Hilton Istanbul Bomonti de, hem imkanları hem de bulunduğu semt itibariyle İstanbul keşifleri için iyi bir başlangıç noktası.  Geçtiğimiz hafta tanıttıkları yaratıcı toplantı paketlerinin içinde de yer alan Bomonti odaklı sanatsal ve kültürel turları oldukça ilgi çekici. A Corner In The World ile yaptıkları işbirliğinin bir parçası olan işitsel Bomonti turuna katıldım, sizler için de şehirde turist olmak için ziyaret adımlarını sıraladım.   

  

Bomonti Bira Fabrikası

Tarihten sayfalar açılsın! Bir zamanlar dutluk, kır olan ve avlanma alanı olan bölgeye 1870’teki Beyoğlu yangınında evsiz kalan levantenler ve gayrimüslüm nüfus yerleşmeye başlamış. Dönüşümün en büyük adımı ise İsviçreli Bomonti kardeşlerden gelmiş. 1890’da o dönemin en büyük yatırımlarından biri olarak bira fabrikasını kurmuşlar. Bira fabrikası, yüzyılı aşkın süre bu bölgeye farklı bir renk katmış.  1993 yılında kapanmış ancak, semte de adını vermiş.

Bira Bahçesi

Bira bahçesi denilince aklıza  Münih gelmesin, adına aşina olduğumuz Bomonti’deyiz. Artık Bomontiada olarak ziyaret edebileceğiniz avluda gezinmek ve bir şeyler içmek neyse ki yine mümkün. Hilton İstanbul Bomonti’den aldığımız mp3 çalar ve kulaklıkla dinlediğimiz rehber, Yıllarboyu Tarih kitabından alıntı yaparak anlatıyor: “Bomonti Bahçesi’ni kim bilmez ki? Çünkü Bomonti denince akla zaten Bomonti Bira Bahçesi gelirdi hemen. Yaz aylarında burada küçük fıçılar içinde buzlu bira içilirdi. Ayrıca çevrede meze satan dükkanlar, manavlar ve seyyan satıcılar varadı. Bahçede tatil günlerinde müzik de çalınırdı. Ailece gelinen bir yerdi… Neşeli ve hoş saatler geçirilirdi bahçede.” Ne keyifli değil mi?

Gürcü Katolik Kilisesi

Notre Dame de Lourdes, Gürcü Katolik Kilisesi, 1861’de Katolik Gürcü rahip Petre Harisçiraşvili tarafından kurulmuş. 1950’lere kadar şehirde on bine yakın Gürcü nüfusun olduğunu bilmiyordum. 6-7 Eylül olaylarının ardından göç eden çok olmuş.  Bugün kiliseye devam eden cemaatin önemli bir kısmını Bomonti çevresinde yaşayan Ermeni kökenli Katolikler oluşturuyor. Biz gittiğimizde kapısı kapalıydı ancak pazar ayinleri devam ediyor.

Fransız Fakirhanesi

Hilton İstanbul Bomonti’nin tam karşısında göreceğiniz gri bina, İstanbul’daki 19. YY Fransız mirasının önemli anıtlarından birisi.  Bugün, Fransız Fakirhanesi binası, Bomonti Huzurevi olarak hizmet veriyor.

Cevizli Deresi

Bomonti’nin sanayi faaliyetleri ile öne çıktığı dönemde, burada yaşayan gecekondu sakinleri, bira fabrikasından Cevizli deresine akan atık sulardan yararlanıp aktığı yamaçları taraçalandırıp tarlalar haline dönüştürmüşler. Şimdilerde dere akmıyor bölge ıslah edilmiş.

Feriköy Antika Pazarı

Pazar günleri kurulan antika pazarında eski plaklar, saatler, porselenler ve ilginç parçalar tezgahları süslüyor.Koleksiyoncu olmasanız bile gezmek keyifli. Cumartesi geldiğinizde ise organik gıda pazarını bulabilirsiniz.

Sıracevizler Caddesi

Feriköy’den Mecidiyeköy’e doğru uzanan cadde 1960’larda semtin değerli, elit caddelerinden biriymiş.  Şimdilerde de oldukça huzurlu, rotanızın üzerinde.

Hilton İstanbul Bomonti

Semtin yeni çehresinin modern bir parçası olan otelde ailece öğlen yemeği yiyebilir ya da davetkar lobisinde çayınızı yudumlayabilirsiniz. Asya mutfağı meraklısı aileler içinse otelin 34.katında bulunan, hem Bomonti hem de 360 derecelik İstanbul manzarasına hakim restoranı Cloud 34, tura lezzetli bir son olabilir.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir